Siteye Git
   
R Psikolojiye Giriş
K Giriş
K Psikoloji ve Birey
K Psikoloji ve Toplum
K Psikoloji ve Ahlak
K Duygular
R Coşkular ve Etkileri
K Heyecanlar
K Heyecanların Gizlenmesi
K Hastalıksal Heyecanlar
K Heyecanlar Nasıl Değerlendirilir?
K Heyecanların Fizyolojisi
K Heyecanların İfade Şekilleri
K Heyecanların İncelenmesi
K Heyecanların Kontrolü Gerekir
K Heyecanların Oluşumu
K Heyecanların Özellikleri
K Heyecanların Zihinsel Fonksiyonları
K Ribot'a Göre Beş Temel Heyecan
Korku ve Etkileri
K Korku ve Tanımı
K Korkunun Zihinsel Fonksiyonları
K Korkunun Fizyolojisi
K Korkunun Gelişimindeki Etkenler
K Korkunun Kontrolü
K Korkunun olumlu YanlarıVar mıdır ?
K Korkunun Türleri
R Öfke ve Etkileri
K Öfke ve Tanımı
K Öfkenin Fizyolojisi
K Öfkenin İfade etme Şekilleri
K Öfkenin Kontrolü Gerekir
K Öfkenin Muspet Yanları Var mıdır?
K Öfkenin Nedenleri
K Öfkenin yersiz Bastırılması
K Öfkenin Zihinsel Fonksiyonları
R Sevinç ve Etkileri
0 Sevinç ve tanımı
0 Sevincin fizyolojisi
0 Sevincin Gelişimi ve etkileri
0 Sevinçte Zihinsel fonksiyonlar
0 Sevincin Kötüye Kullanılması
R Hüzün ve Etkileri
0 Hüzün ve Tanımı
0 Hüznün türleri
0 Hüznün zihinsel Fonksiyonları
0 Hüznün Fizyolojisii
0 Hüznün Gizlenmesi
0 Hüzünlü insanların Hayatla İlişkisi
0 Hüznün Tedavisi
R Sempati ve Etkileri
0 Sempati ve tanımı
0 Sempati ve İlişkiler
0 Sempatiden Yoksun Olma Hali
0 Sempatinin Gelişimi
0 Sempatinin Kötüye kullanılması
0 Sempatiyi Doğuran Faktörler
R Tiksinme ve Etkileri
0 Tiksinme ve Tanımı
0 Tiksinme Hayat İlişkisi
rr Sıkılganlık ve Etkileri
0 SıkılganlığınTanımı ve Belirtileri
0 Sıkılganlık Kimlerde Görülür
0 Sıkılganlığın Ödünlenmesi
0 Sıkılganlığın Tedavisi
0 Sıkılganlıkda Ketleme
0 Sıkılganlık-Hayatla İlişkisi
r Heyecanlar ve Din
0 Heyecanlar ve Din
0 Öfke-Din ve İlişkileri
0 Din ve Öfkeyi Yenmenin Yolları
0 Korku ve Dindeki yeri
0 Hüzün ve Dindeki Yeri
0 Sıkılganlık ve Dindeki Yeri
0 Sevinç ve Dindeki Yeri
r Modernlik ve Psikoloji
0 Modern Yaşam ve Psikoloji
0 Heyecan Olgunluğu
0 Sevginin ve Kötülüğün Anlamı
0 Heyecan Akıl Sevgi İrade
K Kısaltmalar
K Yararlanılan Kaynaklar
"Sevgi, kişinin dünyaya bakışını güzelleştirir. İlmin, aklın ve iradenin kabalığını yontar. İlim, akıl, irade ve sevgi kelimeleri, olgun ve dolgun hayatın şifreleridir." R. ÖNDER
 
Yazdır
Yazdır

ÖFKE
(Reşat ÖNDER)       

Tanımı

    Öfke (Os.Hiddet, Gazap; Fr.Colre; Alm.Zorn; İng.Anger) benliği zedeleyici bir tutum karşısında duyulan saldırganlık tepkisi... Ruhbilim terimi olarak kızgınlığı ve incinmeden doğan sert davranışlara itilmeyi dile getirir. İnsan, kendisine yapılandan olduğu kadar, başka birine yapılandan da incinebilir ve öfkelenebilir.
      Ö. Köknel eserinde, öfkeye ve köpürmeye iki ayrı tarif getirir:
    Öfke (colere): Engelleme karşısında ortaya çıkan aşırı, ölçüsüz, gereksiz bir saldırganlıktır. Köpürme (feveran-fureur): aşırı derecede öfke sonucu bilincin bulanması, davranışın bozulmasıdır.
       Biz çalışmamız boyunca, öfke ile köpürmeyi bir bütün olarak öfkede var kabul ettik. “Hafif öfke” veya “şiddetli öfke” tabirleri ifadelerimiz yerinde anlaşılması açısından yer yer kullanacağız.

1.Öfkenin Türleri
     Fransız ruhbilimcisi Ribot’a göre üç türlüdür:
a)Hayvansal,
b)İnsansal,
c)Ansal.

     Hayvansal öfke saldırgandır, insansal öfke tedbirlidir, ansal öfkeyse gizlidir ve içe dönüktür. Bu sonuncusu öfkenin en uygarlaşmış biçimidir.
      Korku, bir yılgınlık olarak, elem verici heyecanlardandır. Oysa kızgınlıkta elem kadar haz da vardır. Kızgınlığın  en ilkel biçimi hayvansal olanıdır. Hayvansal kızgınlık, pek güçlü olan besinsel içgüdüye bağlıdır. Denilebilir ki kızgınlık yaşam kavgasının en amansız biçimidir. Çünkü onda ya ölmek ya da öldürmek söz konusudur. Kızgınlığın bu türlüsü sadece ilkel insanlarda değil uygar kişilerde de görülür. Kızgınlığın duygusal biçimi özellikle insansaldır. Kızgınlığın bu biçiminde ruhsal ögeler egemen olduğu gibi kırıp dökücü davranışlar da daha azdır. Kızgınlığın heyecan denebilecek biçimi budur. Bu biçim yüksek canlılarda da görülebilir. Daha yüksek bir aşama olarak kızgınlığın bir de ansal (zihni) biçimi vardır ki buna uygar kızgınlık denebilir. İnsan bu aşamada iki karşıt gücün etkisi altına girer: Saldırma iç güdüsüyle onu durduran us ve hesap. Eskiler kızgınlığı kısa sürekli bir delilik saydırlar. Ne var ki kendisine ve başkasına bir kötülük getirmedikçe kızgınlık hem doğal, hem de yararlıdır. Çünkü, kızgınlık insanın savunma silahıdır ve insan bu silahtan yoksun kalmamalıdır.

2.Öfke Heyecanının Gelişimindeki Basamaklar
      “Heyecan gelişimindeki bu basamakların şöyle bir özeti yapılabilir:
    Bebeklikte, öfke vücutça hareketin önüne geçilmesinin sonucudur.
    İlk çocukluk çağında, oyuncaklar ve her günkü alışkanlıklara dair olan çatışmalardan ilgi duyulan bir faaliyetin bir hareketin önüne geçilmesinden yahut bir şey yapma isteğine ket vurulmasından doğar.
     Çocuklukta vücutça harekete engel olmak öfke sebebi olmaya devam etmekle beraber bu yaşlarda daha karışık sebepler ortaya çıkmaya başlar. Ve artık bazı sosyal ve normal durumlar öfkelenmekte etkili olurlar.
     Ergenlik yıllarında ise öfkenin başlıca sebebi sosyal durumlardır. Ergen kendisini utandıran, gülünç mevkiye düşüren, gücendiren yahut rahatsız eden herhangi bir durumun içinde görebilir. Bunun sonucu olarak gerginlik duyabilir.
     Yetişkinlerde, yetişkinin işine ve hatta boş zamanına fazla karışıldığı zaman öfkelendiği gibi sosyal durumlar haklı veya haksızlık gibi abstre soyut şeyler onu endişe düşürebilir.
Şu halde çocuğun, ergenin ve yetişkinin aynı duruma karşı yaptıkları tepkileri birbirlerinin anlamaması şaşılacak bir şey değildir.”

---------------------------------------------------------------------------------

HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.g.e., “Öfke” mad.
KÖKNEL, a.g.e., s.73.
HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.g.e., “Öfke” mad.
HANÇERLİOĞLU, Ruhbilim, a.e., “Öfke” mad.
COLE-MORGAN, a.g.e, s.86.

 

 
     

Yasal Uyarı: Burada yayınlanan eserler Telif Hakları Kanununa göre korunmaktadır. Eserlerden alıntı yapılırken kaynağın belirtilmesi esatır.